Buğday’da Umut: Gıda Egemenliğinin Çöküşü, Distopik Anlatı ve Bloch’un Açlık ve Umut Felsefesi
Sayı / OnlineFirst
Sayı 1/1
Yıl / Cilt / Sayı
2026 / 1 / 1
DOI
https://doi.org/10.65552/gusteme.2026.1.1.004
Anahtar Kelimeler
Buğday, Bloch, umut ilkesi, gıda egemenliği, distopya, ekolojik kriz
Yazar/lar
Koray Ekren1
1 Bağımsız Araştırmacı, Kırklareli, Türkiye. E-posta: [email protected]
Öz
Bu makale, Semih Kaplanoğlu’nun 2017 tarihli Buğday (Grain) filmini gıda egemenliği literatürü, distopik anlatı kuramı ve Ernst Bloch’un umut felsefesi ekseninde incelemektedir. Doğal tohumun yasadışı ilan edildiği, toprağın biyoteknolojik bir tekelin mülkiyetine geçtiği yakın bir geleceği resmeden film, tohumun yok oluşunu hem ekolojik hem de varoluşsal bir kriz olarak çerçevelemektedir. Makale, Bloch’un Umut İlkesi’nde fiziksel açlığı düşüncesinin başlangıç noktası olarak ele almasından hareketle, onun umut felsefesini gıda egemenliği literatürüyle doğrudan ilişkilendirmektedir. Akademik literatürde daha önce kurulmamış bu bağlantı, makalenin özgün katkısını oluşturmaktadır. Bununla birlikte, Bloch’un Noch-Nicht (henüz-olmayan) kavramı ile sufi gelenekteki hasret kavramı arasındaki yapısal benzerlik, filmin hem maddeci hem de tinsel bir umut teorisinin arayüzünde okunmasına zemin hazırlamaktadır. Sonuç olarak çalışma, Buğday filmini distopyanın en karanlık katmanında dahi ütopik potansiyeli canlı tutan eleştirel bir yapıt olduğunu ileri sürmektedir.